Blog

BDT düşünce kaydı nasıl tutulur? Örnekli rehber

Yolda el ele yürüyen anne, baba ve çocuk

Düşünce kaydı, bilişsel davranışçı terapide zorlayıcı bir anda zihinden geçen otomatik düşünceyi yakalayıp incelemek için kullanılan yapılandırılmış bir formdur. Beş sütunlu biçimde durum, duygu ve şiddeti, otomatik düşünce, destekleyen ve çürüten kanıtlar ile dengeli alternatif düşünce yazılır. Kayıt, düşünceyi kağıda taşıyarak ona dışarıdan bakmayı ve duygunun değişip değişmediğini görmeyi sağlar. İzmit’teki ofisimde ve online danışmanlıkta danışanlarımla seanslar arasında bu kaydı düzenli olarak kullanıyoruz.

Düşünce kaydı nedir, neden işe yarar?

Zor bir anda zihinden geçen düşünce o kadar hızlıdır ki çoğu zaman fark edilmez; geriye yalnızca duygu kalır. Toplantıdan çıkarsınız, mideniz düğümlenmiştir, ama aradaki düşünceyi hatırlamazsınız. Düşünce kaydı tam bu boşluğu dolduran bir araçtır: Durumu, duyguyu ve o anda zihinden geçen cümleyi yan yana yazarak aradaki bağı görünür kılar.

Neden işe yarar? Üç nedenle:

  • Yavaşlatır: Yazmak, saniyelik bir düşünceyi dakikalık bir incelemeye dönüştürür. Zihinde dönen cümle kağıtta daha küçük görünür.
  • Mesafe koyar: "Ben beceriksizim" düşüncesi kağıda yazıldığında bir gerçek değil, test edilebilir bir iddia haline gelir.
  • Örüntü gösterir: Birkaç hafta sonra kayıtları yan yana koyduğunuzda aynı düşüncenin farklı durumlarda tekrar ettiğini görürsünüz; terapide asıl çalışılacak inanç budur.

Kayıt tutmak için özel bir defter gerekmez; telefonun not uygulaması ya da katlanmış bir kağıt yeterlidir. Önemli olan, duygunun sıcak olduğu anda ya da en geç aynı gün içinde yazmaktır.

Beş sütunlu kayıt

En yaygın biçim beş sütunlu kayıttır. Sütunları soldan sağa şöyle doldurursunuz:

  1. Durum: Ne oldu, nerede, kimlerle? Yorum yok, yalnızca olgular. "Toplantıda önerimi sundum, yönetici cevap vermeden sonraki konuya geçti."
  2. Duygu ve şiddeti: Tek kelimeyle duygu (kaygı, utanç, öfke, üzüntü) ve sıfırdan yüze bir şiddet puanı. Birden fazla duygu olabilir; her birini ayrı yazın.
  3. Otomatik düşünce: O an zihinden geçen ilk cümle ya da görüntü. Süslemeden, olduğu gibi. "Önerim saçmaydı, herkes fark etti." Bu düşünceye ne kadar inandığınızı da puanlayın.
  4. Kanıtlar: İki alt bölüm. Düşünceyi destekleyen olgular ve düşünceye uymayan olgular. Buradaki kural "olgu" olmasıdır; "öyle hissediyorum" bir kanıt değildir.
  5. Dengeli düşünce: Kanıtların tümünü hesaba katan, olumlu değil gerçekçi bir cümle. Ardından duyguyu ve düşünceye inancı yeniden puanlayın.

Beşinci sütunun amacı kendinizi ikna etmek değil, tüm veriyi görebilmektir. Duygunun şiddeti biraz düştüyse kayıt işini yapmıştır; sıfıra inmesi beklenmez. İlk kayıtlar on beş dakika sürebilir; alıştıkça beş dakikaya iner.

Örnek kayıt: iş toplantısı

Aşağıdaki kayıt, danışanlarımla sık karşılaştığım bir sahnenin uyarlanmış halidir.

Durum: Pazartesi sabahı ekip toplantısı. Yeni müşteri için hazırladığım planı sundum. Yöneticim "tamam, bakarız" dedi ve bir sonraki gündeme geçti.

Duygu: Utanç (seksen), kaygı (yetmiş).

Otomatik düşünce: "Plan yetersizdi, beni ciddiye almıyor. Bu işte tutunamayacağım." İnanç: doksan.

Destekleyen kanıtlar: Yöneticim uzun bir yorum yapmadı. Toplantı hızlı geçti.

Çürüten kanıtlar: Yöneticim toplantılarda genellikle kısa konuşur; geçen ay başka bir arkadaşımın sunumuna da aynı tepkiyi verdi. Toplantının süresi yarım saate sıkıştırılmıştı. Bir önceki planımı iki gün sonra yazılı olarak övmüştü. "Bakarız" demek "beğenmedim" demek değil.

Dengeli düşünce: "Kısa bir tepki aldım ve bu benim için belirsizlik yaratıyor. Belirsizlik, planın kötü olduğu anlamına gelmez. Geri bildirim istemek için yarın kısa bir mesaj atabilirim." İnanç: yetmiş beş. Utanç: kırk, kaygı: kırk.

Dikkat edin: Dengeli düşünce "plan harikaydı" demiyor. Belirsizliği kabul ediyor ve bir sonraki adımı gösteriyor. Duygu tamamen kaybolmadı ama kişi artık hareket edebilir durumda; toplantıdan çıkıp "istifa etmeliyim" senaryosuna kapılmak yerine geri bildirim isteyecek.

Sık yapılan hatalar

Kayıt tutmaya başlayanların ilk haftalarda yaptığı hatalar birbirine çok benzer:

  • Duyguyu düşünce sütununa yazmak: "Kendimi berbat hissettim" bir duygudur; düşünce, o hissi yaratan cümledir: "Hep ben hata yapıyorum."
  • Düşünceyi yumuşatarak yazmak: Zihinde "ben bir hiçim" geçtiyse kağıda "biraz yetersiz hissettim" yazmak kaydı işe yaramaz hale getirir. Ham halini yazın.
  • Kanıt yerine yorum yazmak: "Herkes beni tuhaf buldu" bir olgu değil, zihin okumadır. Olgu şudur: "İki kişi telefonuna bakıyordu."
  • Dengeli düşünceyi pozitif slogana çevirmek: "Ben harikayım, her şey yolunda" cümlesine kimse inanmaz. Gerçekçi olsun, inandırıcı olsun.
  • Yalnızca kötü günlerde tutmak: Küçük sıkıntılar en iyi antrenman alanıdır; büyük anlar geldiğinde beceri hazır olur.
  • Kaydı bir zorunluluk yapmak: Günde bir kayıt yeterlidir; her düşünceyi yakalamaya çalışmak yorar ve bırakmaya yol açar.

Bir hata daha: Kaydı bitirince "ama yine de öyle hissediyorum" deyip kağıdı buruşturmak. Duygunun hemen değişmemesi kaydın başarısız olduğu anlamına gelmez; alıştıkça mesafe koyma becerisi gelişir.

Kaydı seansa taşımak

Kayıtlar seansa geldiğinde işin ikinci yarısı başlar. Seans başında haftanın kayıtlarına birlikte bakarız; hangi durumların tekrar ettiğini, hangi otomatik düşüncenin farklı kılıklarla geri geldiğini ararız. Yukarıdaki örnekteki "beni ciddiye almıyorlar" düşüncesi, aynı danışanın arkadaş ortamındaki ve aile içindeki kayıtlarında da görünüyorsa altta daha derin bir inanç vardır; terapide oraya ineriz.

Kaydı tutamadığınız haftalar da seansın konusudur. Neyin engellediğini konuşmak, çoğu zaman kaydın kendisinden daha öğreticidir: "Yazınca daha kötü hissettim" ya da "zaman bulamadım" cümlelerinin arkasında genellikle çalışılacak bir düşünce vardır. Kayıtlar kağıt, fotoğraf ya da mesaj olarak paylaşılabilir; online danışmanlıkta ekran paylaşımıyla birlikte doldurmak da mümkündür.

Düşünce kaydının terapi sürecindeki yerini bilişsel davranışçı terapi sayfasında daha geniş anlattım. Bu araçları birlikte öğrenmek isterseniz WhatsApp üzerinden yazabilirsiniz; İzmit’teki ofisimde ve Kocaeli dışından online olarak çalışıyorum.

Sık sorulan sorular

Düşünce kaydını ne sıklıkla tutmalıyım?

Günde bir kayıt yeterlidir; önemli olan düzenliliktir, sayı değil. Duygunun belirgin biçimde yükseldiği bir anı seçin ve o gün içinde yazın. Her düşünceyi yakalamaya çalışmak yorucudur ve çoğu kişi birkaç gün sonra bırakır. Birkaç hafta düzenli tutulan kayıtlar, tekrar eden düşünce kalıplarını görmek için yeterli malzeme sağlar; sonrasında kayıt, ihtiyaç duyulan anlarda kullanılan bir beceriye dönüşür.

Düşünce kaydı için uygulama kullanabilir miyim?

Evet. Telefonun not uygulaması ya da bu amaçla tasarlanmış bir uygulama, kağıtla aynı işi görür; sütunların mantığı değişmez. Telefon her an yanınızda olduğu için sıcak anda yazmayı kolaylaştırır. Dikkat edilmesi gereken tek konu gizliliktir: Kayıtları şifreli bir alanda tutmak ve seansa getirirken ekran görüntüsü paylaşımını kendi tercihinizle sınırlamak yeterlidir.

Düşünce kaydı tek başına terapi yerine geçer mi?

Hafif ve geçici sıkıntılarda tek başına da faydalıdır; birçok kişi bu beceriyi kitaplardan öğrenip kullanır. Ancak tekrar eden ve derin inançlara bağlı düşünceleri tek başına görmek zordur; kör noktaları fark etmek için dışarıdan bir göz gerekir. Terapide kayıt, düşünceleri test etmenin yanı sıra davranış deneyleriyle birleştirilir; asıl değişim bu bütünle gelir.

Klinik Psikolog Yağmur Beste Efe, İzmit’teki ofisinde

Klinik Psikolog Yağmur Beste Efe

İzmit, Kocaeli’de yüz yüze psikoterapi ve online danışmanlık. Bilişsel davranışçı terapi odaklı çalışır; yetişkin, ergen ve ailelerle görüşür.

Hakkımda

Sorularınız için yazın

Yazıda cevabını bulamadığınız bir soru varsa WhatsApp üzerinden sorabilirsiniz; randevu için de aynı numara yeterli.

Ara WhatsApp ile randevu
WhatsApp