Blog

Kaygı ve uyku sorunları: gece uyanmaların döngüsünü kırmak

Açık pencereden dışarı bakan, nefes alan bir kadın

Kaygı uyku sorunu yaratır ve iki sorun birbirini besleyen bir döngüye dönüşür: gün içindeki endişe bedeni tetikte tutar, gece uyanmalar yorgunluğu artırır, yorgunluk ertesi gün kaygıyı büyütür. Döngüyü kırmak için uyku hijyeni tek başına yetmez; yatakta dönen düşüncelerle ilişkiyi değiştirmek, endişeyi gündüze taşıyan bir düzen kurmak ve yatağı yeniden uykuyla eşleştirmek gerekir. İzmit’teki ofisimde ve online danışmanlıkta bu döngüyü bilişsel davranışçı terapi araçlarıyla çalışıyorum.

Kaygı uykuyu nasıl bozar?

Kaygı, bedeni "ortada bir tehdit var" moduna alır: kalp biraz daha hızlı atar, kaslar gergin kalır, zihin sürekli tarama yapar. Uyku ise tam tersini ister; güvende olduğumuza dair bir sinyal olmadan derin uykuya geçmek zordur. Bu iki sistem aynı anda çalışmaya kalkınca uyku üç biçimde bozulur: uykuya dalmakta zorlanma, gece uyanıp bir daha dalamama ve sabah erken uyanıp yeniden uyuyamama. Kaygıyla ilişkili uykusuzlukta en sık gördüğüm örüntü, gecenin ortasında uyanıp saate bakmakla başlayan zincirdir.

Örnek: Sabah erken bir toplantısı olan biri gece üçte uyanır, telefona bakar, "üç saat kaldı" diye hesaplar. Hesap yapmak zihni uyandırır; "yarın berbat olacağım" düşüncesi bedeni gerer; gerginlik uykuyu uzaklaştırır. Sabah yorgun kalkan kişi gün boyunca daha tahammülsüz ve daha kaygılıdır, akşam yatağa "bu gece de uyuyamazsam" korkusuyla girer. Döngü tamamlanmıştır:

  • Gündüz kaygısı bedeni tetikte tutar.
  • Tetikteki beden gece uyanır ya da geç uyur.
  • Uykusuzluk ertesi gün kaygıyı ve uykuyla ilgili endişeyi büyütür.
  • Uykuyla ilgili endişe, yatağı huzursuzlukla eşleştirir.

Yatakta düşünce döngüsü

Yatak, gün içinde ertelenen her şeyin sonunda sıraya girdiği yer haline gelebilir. Kaygılı zihin gece dört tür işle meşgul olur: yarını planlamak, bugünkü bir konuşmayı yeniden oynatmak, "uyuyamazsam ne olur" senaryoları kurmak ve bedeni izlemek. Bu son madde sinsidir; kalp atışını saymak, nefesi kontrol etmek ya da uykunun gelip gelmediğini gözlemek, tam da uykunun ihtiyaç duyduğu gevşemeyi engeller.

Temel ilke şudur: Uyku, yapılan bir şey değil, koşullar uygun olduğunda kendiliğinden gelen bir durumdur. "Uyumaya çalışmak" bu nedenle geri teper; çaba arttıkça uyku uzaklaşır. Danışanlarıma sık söylediğim cümle şudur: "Uyumak zorunda değilsiniz, sadece dinlenin." Bu izin, çoğu kişide çabayı ve dolayısıyla gerginliği azaltır.

Gece düşünceler döndüğünde deneyebileceğiniz iki küçük değişiklik var. Saati görünmeyecek şekilde çevirin, çünkü her bakış yeni bir hesap ve yeni bir endişe demektir. Zihni meşgul eden konuyu başucunuzdaki bir kâğıda tek cümleyle yazıp yarına not edin; yazmak, zihnin aynı düşünceyi tekrar tekrar hatırlatma ihtiyacını azaltır.

Uyku hijyeninin ötesi

Kafeini öğleden sonra bırakmak, ekranı yatmadan önce kapatmak, odayı serin ve karanlık tutmak: Bunlar uyku hijyeninin bilinen kuralları ve elbette gerekli. Ancak kaygıya bağlı uykusuzlukta bana başvuranların çoğu bunları zaten deniyor olur. Fark yaratan adımlar hijyenin ötesindedir:

  1. Yatağı yalnızca uykuyla eşleştirin. Yatakta çalışmayın, telefonla dolaşmayın, tartışmayın. Yaklaşık yirmi dakika uyanık kaldığınızı hissettiğinizde kalkın, loş ışıkta sıkıcı bir şey yapın, uyku gelince geri dönün.
  2. Kalkış saatini sabitleyin. Hafta sonu dahil aynı saatte kalkmak, gece uyanmalara rağmen uyku ritmini düzenler.
  3. Yatakta geçen süreyi uykuya yaklaştırın. Sekiz saat yatıp beş saat uyuyorsanız yatakta geçen süreyi kademeli olarak daraltmak uykuyu derinleştirir. Bu adım bir uzmanla planlanmalıdır.
  4. Gündüz kestirmelerini sınırlayın. Uzun kestirmeler gece için biriken uyku baskısını harcar.
  5. Uyku çabasını bırakın. Uykuyu kovalamak yerine dinlenmeye izin verin.

Önemli: Yatakta geçen süreyi daraltma yöntemi bazı sağlık durumlarında uygun değildir ve gündüz uykululuğunu geçici olarak artırabilir. Araç kullananlar ve dikkat gerektiren işlerde çalışanlar bu adımı mutlaka bir uzmanla birlikte planlamalıdır.

Endişe saati tekniği

Endişe saati, gece yatakta dönen düşünceleri gündüze taşımanın basit ama etkili bir yoludur. Mantığı şudur: Endişeyi bastırmaya çalışmak onu büyütür; ona belirli bir zaman ve yer ayırmak ise zihne "seni duydum, sırası gelince bakacağım" mesajı verir. Uygulama şöyle:

  1. Gündüz, yatma saatinden en az üç saat önce, on beş yirmi dakikalık sabit bir zaman belirleyin. Yatak odasında olmasın.
  2. Bir deftere aklınıza gelen tüm endişeleri yazın; sansürlemeyin.
  3. Her madde için tek soru sorun: "Bu konuda bugün yapabileceğim bir şey var mı?" Varsa yanına küçük bir ilk adım yazın. Yoksa maddenin yanına "kontrolümde değil" yazıp geçin.
  4. Süre bitince defteri kapatın. Gece aynı endişe geldiğinde kendinize "bunun yeri yarınki endişe saati" deyin.

İlk günlerde endişeleri ertelemek zor gelir; zihin "ama bu önemli" diye ısrar eder. Birkaç haftalık düzenli uygulamayla zihin, endişelerin bir yeri olduğunu öğrenir ve gece daha az ısrar eder. Sık yapılan hatalar: Endişe saatini yatağa çok yakın yapmak, her madde için çözüm bulmaya zorlanmak ve iyi geçen günlerde uygulamayı atlamak.

Ne zaman destek almalı?

Uyku sorunu birkaç haftadır çoğu gece devam ediyorsa, gündüz işlevinizi (dikkat, ruh hali, iş performansı) belirgin biçimde etkiliyorsa ve yukarıdaki adımlar tek başına yetmiyorsa destek almanın zamanı gelmiştir. Önce tıbbi nedenlerin dışlanması önemlidir: Horlamayla birlikte gündüz uykululuğu, tiroit sorunları, ağrı ve bazı ilaçlar uykuyu bozabilir; bu konuda bir hekimle görüşün. Uyku ilacı kararı da hekime aittir; psikologlar ilaç yazmaz, ancak ilaçla birlikte psikoterapi yürütülebilir.

Terapide kaygı ve uykuyu birlikte ele alırız, çünkü biri düzelmeden diğeri kalıcı olarak düzelmez. Uykusuzluğa özel uyarlanmış bilişsel davranışçı terapi yöntemleri; uyku günlüğü, uyaran kontrolü ve uykuyla ilgili felaketleştiren düşüncelerin test edilmesi gibi araçlar içerir. Kocaeli’de vardiyalı çalışan danışanlarla düzensiz saatlere uygun planlar yapıyoruz; ofise gelemeyenler için online danışmanlık aynı araçlarla yürür. Kaygı özelinde nasıl çalıştığımı kaygı ve panik atak terapisi sayfasında anlattım. Randevu ve sorularınız için WhatsApp üzerinden yazabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kaygıdan gece uyanmak normal mi?

Ara sıra, özellikle yoğun ya da belirsiz dönemlerde gece uyanmak oldukça yaygındır ve tek başına bir sorun işareti değildir. Sorun, uyanmaların çoğu geceye yayılması, uyanınca yeniden uyuyamamanız ve gündüz işlevinizin bozulmasıdır. Uyanmalar üç haftadan uzun süredir çoğu gece devam ediyorsa döngüyü fark etmek ve kırmak için bir uzmanla görüşmek iyi bir adımdır.

Uyku ilacı almalı mıyım?

Bu kararı verecek kişi bir hekimdir; psikologlar ilaç yazmaz. Bazı danışanlar için kısa süreli ilaç desteği ve psikoterapi birlikte yürütülür. Kaygıya bağlı uykusuzlukta bilişsel davranışçı yöntemler çoğu zaman ilk basamak olarak önerilir, çünkü öğrenilen beceriler ilaç bırakıldıktan sonra da sürer. Hekiminizle görüştükten sonra süreci iş birliği içinde planlayabiliriz.

Endişe saati tekniği kaç günde etki eder?

Etki birikerek gelir. İlk birkaç gün çoğu kişiye garip ve yapay gelir; endişeleri ertelemek zorlayıcıdır. Genellikle iki üç haftalık düzenli uygulamadan sonra gece gelen düşüncelerin sayısında ve ısrarında azalma fark edilir. Etki görmek için endişe saatini iyi geçen günlerde de atlamamak ve yatak saatinden uzak tutmak gerekir.

Klinik Psikolog Yağmur Beste Efe, İzmit’teki ofisinde

Klinik Psikolog Yağmur Beste Efe

İzmit, Kocaeli’de yüz yüze psikoterapi ve online danışmanlık. Bilişsel davranışçı terapi odaklı çalışır; yetişkin, ergen ve ailelerle görüşür.

Hakkımda

Sorularınız için yazın

Yazıda cevabını bulamadığınız bir soru varsa WhatsApp üzerinden sorabilirsiniz; randevu için de aynı numara yeterli.

Ara WhatsApp ile randevu
WhatsApp