Blog

Ergenlerde özgüven ve beden algısı

Ders çalışan bir genç ve masadaki dünya küresi

Ergen özgüven duygusu büyük ölçüde bedenin nasıl algılandığı üzerinden şekillenir; çünkü beden hızla değişir, akran karşılaştırması zirveye çıkar ve sosyal medya sürekli bir kıyaslama akışı sunar. Aynada gördüğünden hoşnut olmamak bu dönemde yaygındır ve tek başına sorun değildir. Ancak beden kaygısı yemeği, sosyal hayatı ya da okulu etkilemeye başladığında ebeveynin dili ve gerektiğinde profesyonel destek belirleyici olur. İzmit’teki ofisimde ergenlerle özgüven ve beden algısı üzerine ebeveyn iş birliğiyle çalışıyorum.

Ergenlikte beden algısı neden hassas?

Ergenlikte beden birkaç yıl içinde tanınmaz hale gelir: Boy uzar, ağırlık değişir, sivilceler çıkar, ses kalınlaşır, orantılar bozulup yeniden kurulur. Üstelik bu değişim herkeste aynı anda olmaz; sınıfta biri yetişkin gibi görünürken diğeri hâlâ çocuk gibidir. Erken ya da geç gelişmek, tek başına özgüveni sarsabilir.

Aynı dönemde zihin de değişir. Ergen, kendisini sürekli izleyen hayali bir seyirci varmış gibi hisseder; her bakışın ona yöneldiğine, her kıkırdamanın onunla ilgili olduğuna inanır. Akran grubuna ait olma ihtiyacı en yüksek noktasındadır ve ait olmanın en görünür bileti görünüştür. Böylece tehlikeli bir denklem kurulur: "Değerim, görünüşüm kadardır."

Kızlar ve erkekler bu baskıyı farklı biçimlerde yaşar. Kızlarda incelik, erkeklerde kaslı ve uzun olmak idealleştirilir; ama iki cinsiyette de asıl konu aynıdır: Bedenin bir kimlik alanı haline gelmesi. Ayna önünde uzun süre kalmak, çıkmadan önce üç kez kıyafet değiştirmek ve "çok şişmanım" ya da "çok sıskayım" cümleleri bu dönemin sıradan parçalarıdır. Bunlar tek başına alarm değildir; ebeveynin bu cümlelere nasıl karşılık verdiği ise çok şey belirler.

Sosyal medya etkisi

Ergenin karşılaştırma ihtiyacı yeni değil; yeni olan, karşılaştırılacak görüntülerin sınırsız ve kusursuz olması. Filtreler, düzenlenmiş fotoğraflar ve yalnızca "en iyi an"ların paylaşıldığı akışlar, ergene ulaşılamaz bir ortalama sunar. Algoritma da işini yapar: Bir kez diyet ya da vücut geliştirme içeriğine bakan gencin akışı kısa sürede bu tür içeriklerle dolar. Beğeni sayısı, görünüşün puanlanması gibi okunur; yorumlar ise en ağır zorbalığın yaşandığı yer olabilir.

Yasaklamak çoğu zaman işe yaramaz; gizli kullanıma ve iletişimin kopmasına yol açar. İşe yarayan yaklaşım medya okuryazarlığıdır:

  • Birlikte bakın ve sorun: "Bu fotoğrafta sence ne değiştirilmiş?" Filtresiz ve filtreli karşılaştırmaları göstermek ergenin gözünü eğitir.
  • Takip listesini birlikte gözden geçirin: Kendini kötü hissettiren hesapları çıkarmak, gencin kendi verdiği bir karar olduğunda kalıcı olur.
  • Yatak odasında ekran olmaması ve uyku öncesi son bir saatin ekransız geçmesi, hem uykuyu hem karşılaştırma döngüsünü azaltır.
  • Kendi kullanımınıza bakın: Sürekli özçekim düzenleyen ya da kendi bedenini eleştiren bir ebeveyn, ne söylerse söylesin farklı bir şey öğretir.

Ebeveyn cümleleri

Ebeveynin bedenle ilgili söyledikleri, ergenin iç sesine dönüşür. İyi niyetle söylenen bazı cümleler yıllarca taşınır:

  • "Biraz kilo versen daha güzel olursun." Görünüşü bir koşula bağlar; sevginin de koşullu olduğunu düşündürür.
  • "O kadar yeme." Yemek masasını denetim alanına çevirir ve gizli yemeyi başlatabilir.
  • "Ben de şişmanım, diyete başlayacağım." Ebeveynin kendi bedeniyle kavgası, çocuğa bedenin bir sorun olduğunu öğretir.
  • "Kuzenine bak, ne kadar formda." Karşılaştırma, ait olma kaygısını körükler.
  • Lakaplar ve şakalar: "Tombiş", "sırık" gibi sözler, söyleyen unuttuktan çok sonra hatırlanır.

Peki ne söylemeli? Bedeni görünüşüyle değil işleviyle konuşmak iyi bir başlangıçtır: "Bu bacaklar seni basketbolda ne kadar taşıyor." Görünüş dışındaki özellikleri fark edip dile getirmek, "değerim görünüşüm kadar" denklemini zayıflatır: "Arkadaşına bugün nasıl destek olduğunu gördüm." Ergen "çirkinim" dediğinde ise ilk iş ikna etmek değil, duyguyu onaylamaktır: "Böyle hissetmek gerçekten zor; bugün seni bu kadar zorlayan ne oldu?" Yemek masasında kilo, diyet ve kalori konuşmamak, ergenin bedeni hakkında sorulmadan yorum yapmamak ve sorulduğunda dürüst ama nazik olmak, evdeki dili değiştirmenin temel kurallarıdır.

Uyarı işaretleri

Bedenden hoşnutsuzluk ile bedenle ilgili bir sorunun sınırı, düşüncenin davranışa ve işleve yansımasında çizilir. Aşağıdaki işaretler birkaç haftadır sürüyor ve birlikte görülüyorsa dikkat gerektirir:

  • Öğün atlamak, gizli yemek, yemekten hemen sonra tuvalete gitmek
  • Katı yiyecek kuralları: Belirli besinleri tamamen yasaklamak, kalori saymak
  • Yorgunluğa ya da sakatlığa rağmen sürdürülen aşırı egzersiz
  • Bedeni gizleyen bol giysiler ya da sıcakta bile uzun kollu giyinmek
  • Yüzme, spor dersi, doğum günü ve tatil gibi bedenin görüneceği etkinliklerden kaçınmak
  • Aynadan tamamen kaçınmak ya da saatlerce ayna karşısında kusur aramak
  • Sürekli kendini eleştirmek, iltifatları reddetmek, sosyal ortamlardan çekilmek
  • Uyku ve okul başarısında belirgin düşüş, sinirlilik

Bu liste tanı koymak için değil, ne zaman harekete geçileceğini fark etmek içindir. Baş dönmesi, bayılma, saç dökülmesi ya da hızlı kilo değişimi gibi bedensel belirtiler varsa önce bir hekime başvurmak gerekir.

Önemli: Ergenin kendine zarar verdiğine dair bir işaret görürseniz ya da yaşamına son verme düşüncelerinden söz ederse beklemeyin: 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.

Destek

Ebeveynin evdeki dili değiştirmesi çoğu zaman ilk ve en etkili adımdır. Ancak uyarı işaretleri sürüyorsa, ergen sosyal hayattan çekildiyse ya da beden kaygısı yemeği yönetmeye başladıysa profesyonel destek zamanı gelmiştir. Ergen danışmanlığında gençle bireysel olarak, gizlilik çerçevesi içinde görüşürüm; ebeveynlerle ise ayrı görüşmelerde evdeki dili ve tutumu birlikte düzenleriz. Ergen "gelmek istemiyorum" diyorsa ilk görüşmeyi yalnızca ebeveynlerle yapmak da mümkündür.

Çalışmanın merkezinde bilişsel davranışçı terapinin araçları vardır: "Değerim görünüşüm kadar" denklemini sorgulamak, karşılaştırma alışkanlığını fark etmek, ayna ve sosyal medya davranışlarını küçük deneylerle değiştirmek ve kaçınılan etkinliklere, örneğin yüzme dersine, kademeli olarak geri dönmek. Yeme davranışında ciddi bozulma ya da tıbbi risk varsa süreç hekim, psikiyatrist ve diyetisyenle iş birliği içinde yürütülür; bu tür durumlarda tek başına psikolojik destek yeterli olmaz.

İzmit Yahyakaptan’daki ofisimde Kocaeli’nin farklı ilçelerinden gelen ergenlerle yüz yüze, şehir dışındakilerle online danışmanlıkla ergen danışmanlığı kapsamında çalışıyorum. Ergeninizle ilgili endişenizi paylaşmak ve ilk adımı planlamak için WhatsApp üzerinden yazabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ergenim sürekli "çirkinim" diyor, ne demeliyim?

İlk refleks genellikle "Hayır, çok güzelsin" demektir; ama bu cümle tartışmayı görünüş üzerinde tutar ve ergen ikna olmaz. Önce duyguyu onaylayın: "Böyle hissetmek gerçekten zor." Sonra bağlamı sorun: "Bugün bunu düşündüren bir şey mi oldu?" Çoğu zaman arkasında bir yorum, bir fotoğraf ya da bir dışlanma vardır. Görünüşü tartışmak yerine o olayı konuşmak hem daha yakınlaştırıcı hem daha etkilidir.

Beden algısı sorunları erkek ergenlerde de görülür mü?

Evet. Erkeklerde konu daha az konuşulduğu için daha geç fark edilir. Kaslı ve uzun olma baskısı, aşırı spor, protein ve takviye takıntısı, aynada kas kontrolü ve bedenin "yetersiz" görülmesi biçiminde ortaya çıkabilir. Erkek ergenler bu konuda yardım istemekten daha çok çekinir; bu nedenle ebeveynin egzersiz ve beslenme alışkanlıklarındaki ani değişimleri fark etmesi önemlidir.

Kızım diyet yapmak istiyor, izin vermeli miyim?

Ergenlik, büyümenin sürdüğü bir dönemdir; bu nedenle kendi başına ya da internetten bulunan bir diyet uygun değildir. Kilo konusunda gerçek bir sağlık endişesi varsa bunu bir hekim ve diyetisyen değerlendirmeli; plan varsa onların planı olmalıdır. Evde ise "diyet" yerine ailece düzenli öğün, hareket ve uyku alışkanlıklarını konuşmak, hem bedeni hem de bedenle kurulan ilişkiyi korur.

Klinik Psikolog Yağmur Beste Efe, İzmit’teki ofisinde

Klinik Psikolog Yağmur Beste Efe

İzmit, Kocaeli’de yüz yüze psikoterapi ve online danışmanlık. Bilişsel davranışçı terapi odaklı çalışır; yetişkin, ergen ve ailelerle görüşür.

Hakkımda

Sorularınız için yazın

Yazıda cevabını bulamadığınız bir soru varsa WhatsApp üzerinden sorabilirsiniz; randevu için de aynı numara yeterli.

Ara WhatsApp ile randevu
WhatsApp