
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), duygularımızın ve davranışlarımızın olayların kendisinden çok onlara yüklediğimiz anlamlarla şekillendiğini varsayan, yapılandırılmış ve kanıta dayalı bir psikoterapi yaklaşımıdır. Terapide sorunu sürdüren otomatik düşünceler ve davranış kalıpları fark edilir, test edilir ve daha işlevsel alternatiflerle değiştirilir. BDT kaygı, panik atak, depresyon, obsesif kompulsif belirtiler ve uyku sorunlarında en çok araştırılmış yaklaşımlardan biridir.
Kısa tarihçe
BDT’nin temelleri 1960’larda psikiyatrist Aaron T. Beck’in depresyon üzerine çalışmalarıyla atıldı. Beck, depresyondaki kişilerin kendileri, dünya ve gelecek hakkında sistematik biçimde olumsuz düşündüğünü gözlemledi ve bu düşünceleri değiştirmeye odaklanan bir terapi geliştirdi. Aynı dönemde Albert Ellis’in akılcı duygusal davranışçı terapisi de benzer bir yaklaşımı savunuyordu. Zamanla davranışçı tekniklerle birleşen bu yaklaşım, bugün dünyada en yaygın uygulanan psikoterapi modellerinden biri haline geldi.
Düşünce, duygu ve davranış üçgeni
Basit bir örnek: Bir arkadaşınıza mesaj attınız ve saatlerdir cevap gelmedi. “Bana kırıldı” diye düşünürseniz kaygı ve suçluluk hissedersiniz; belki mesaj üstüne mesaj atarsınız. “Yoğundur” diye düşünürseniz günü sakin sürdürürsünüz. Olay aynı, sonuç farklı. BDT bu üçgeni görünür kılar: Düşünce duyguyu, duygu davranışı, davranış da çoğu zaman ilk düşünceyi besler. Döngüyü herhangi bir noktasından kırmak mümkündür.
Sık görülen bilişsel çarpıtmalar
- Felaketleştirme: En kötü senaryonun kesin olacağına inanmak.
- Ya hep ya hiç düşüncesi: Orta yolu görmemek, “mükemmel değilse başarısız”.
- Zihin okuma: Başkalarının ne düşündüğünü bildiğini varsaymak.
- Aşırı genelleme: Tek bir olaydan “her zaman”, “hiçbir zaman” sonuçlarına ulaşmak.
- Olumluyu yok sayma: Başarıları şans veya tesadüf olarak görmek.
- “Meli, malı” cümleleri: Kendine ve başkalarına katı kurallar koymak.
Seanslarda kullanılan teknikler
BDT seansları bir gündemle başlar. Düşünce kayıtlarıyla zorlayıcı anlarda zihinden geçenler yakalanır; bilişsel yeniden yapılandırmayla bu düşüncelerin kanıtları tartılır. Davranış deneyleri ve kademeli maruz bırakma, korkulan durumların güvenli adımlarla test edilmesini sağlar. Davranışsal aktivasyon, depresif dönemde geri çekilmeyi kırmak için kullanılır. Seans arası uygulamalar, öğrenilenlerin gerçek hayata taşınmasını sağlar.
Hangi sorunlarda etkilidir?
Yaygın kaygı, panik atak, sosyal kaygı, sınav kaygısı, depresyon, obsesif kompulsif belirtiler, uyku sorunları, öfke kontrolü ve özgüven sorunlarında BDT için iyi tanımlanmış protokoller bulunur. Ergenlerde ve ailelerde de yaşa uygun uyarlamalarla kullanılır.
Kaç seans sürer?
BDT kısa ve orta vadeli bir yaklaşımdır. Birçok danışan için 8 ile 20 seans arasında anlamlı değişim görülür; süre soruna, hedeflere ve seans arası uygulamaların düzenine bağlıdır. Süreç boyunca ilerleme ölçülür ve sonlandırma planlı biçimde yapılır.
BDT kimler için uygun olmayabilir?
BDT aktif katılım ister: Seans arası uygulamalar, kayıt tutma ve yapılandırılmış çalışma. Bu düzeni istemeyen ya da o dönemde sürdüremeyecek danışanlar için farklı yaklaşımlar veya BDT’nin daha esnek uyarlamaları değerlendirilebilir. Ayrıca psikiyatrik tedavinin gerektiği durumlarda BDT, ilaç tedavisinin yerine değil yanına konumlanır.
İzmit’te BDT ile çalışmak
İzmit Yahyakaptan’daki ofisimde ve online danışmanlık görüşmelerinde BDT’yi temel yaklaşım olarak kullanıyorum. Sürecin nasıl ilerlediğini bilişsel davranışçı terapi hizmet sayfasında, kaygı ve panik özelindeki uygulamayı ise kaygı ve panik atak terapisi sayfasında anlattım.